Doğum Borçlanması Hakkında Merak Edilenler

Nereye Başvurulur,Ne kadar Ödenir, Gerekli Evraklar Nelerdir?

Bilindiği gibi Kanun sigortalılara Sosyal Güvenlik açısından belli süreleri borçlanma hakkı vermekte ve bu süreler borçlanıldığında daha erken emekli olma imkanı sağlanmaktadır.İşte bu süreler içerisinde kadınlar için en önemli olanı “Doğum Borçlanması”dır. Bu yazımızda da Uzman SGK ekibi olarak bu konuya değineceğiz.

6552 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden önce sadece SSK kapsamında çalışan kadın sigortalılar doğum borçlanması yapabiliyorken, 6552 sayılı torba kanunun yürürlüğe girmesiyle nihayet bu eşitsizlik ortadan kaldırılmış ve doğum borçlanması hakkı Bağ-Kur kapsamında ve Emekli Sandığı kapsamında çalışan kadın sigortalılara da verilmiştir.

Kadın sigortalılara doğum borçlanması hakkı verildi verilmesine de bu konuda kadın sigortalıların uygulama konusunda kafasına takılan sorulara net cevaplar verilmedi.İşte bundan dolayı bu yazımızda doğum borçlanmasının nasıl yapılacağı, kimlerin doğum borçlanması yapabileceği vb doğum borçlanması ile ilgili tüm sorularınıza cevap bulacaksınız.

1-Bağ-Kur’lu Kadın Sigortalı Doğum Borçlanması Başvurusunu Nereye Yapacak?

5510 Sayılı Kanunun 4/b kapsamında sigortalı olan kadınlar yani Bağ-Kurlular doğum borçlanması başvurusunu Bağ-Kur dosyasının tescilli olduğu ve bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine/Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapacaklardır.

2-SSK Kapsamındaki Kadın Sigortalı Doğum Borçlanması Başvurusunu Nereye Yapacak?

5510 Sayılı Kanunun 4/a kapsamında sigortalı olan kadınlar yani SSK’lılar doğum borçlanması başvurusunu en son çalışmasının/hizmetinin bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine/Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapacaklardır.

3-Emekli Sandığı Kapsamındaki Kadın Sigortalı Doğum Borçlanması Başvurusunu Nereye Yapacak?

5510 Sayılı  Kanunun 4/c kapsamında sigortalı olan kadınlar yani Emekli Sandığı çalışanları doğum borçlanması başvurusunu “Mithatpaşa Caddesi No:7 Sıhhıye/ANKARA”  adresindeki Kamu görevlileri (eski kamu görevlileri sigortalıları veya hak sahipleri “SGK Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı” na yapacaklardır.

4-Doğum Borçlanması Talebinde Bulunabilmek İçin Kadın Sigortalılardan İstenen Evraklar Nelerdir?

Doğum borçlanması talebinde bulunacak SSK,Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında çalışması olan kadın sigortalıların borçlanma talep dilekçelerini doldurmaları ve kimlik fotokopilerini eklemeleri yeterli olmaktadır.Doğum borçlanması için başka bir belge talep edilmemektedir.

5-Doğum Borçlanması Maksimum Kaç Çocuk İçin Yapılır?

Doğum borçlanması sigortalı işe başlama tarihinden sonra doğan 3 çocuk için yapılabilmekte ve kadın sigortalı talebi halinde ve gerekli şartları da sağlamak koşulu ile 2160 güne kadar doğum borçlanması yapabilmektedir.

6-Doğum Borçlanması İlk Defa Sigortalı İşe Başlama Tarihini Geriye Çeker mi?

Doğum borçlanması sigortalı işe başlama tarihini geriye çekmemekte,sadece prim günü toplamında dikkate alınmaktadır.

7-Doğum Borçlanması Koşulları Nelerdir?

Kadın sigortalının doğum borçlanması talebinde bulunabilmesi için;

-Sigortalı kadının doğumdan önce çalışmasının bulunması,

-Doğumdan sonraki sürelerde adına prim yatırılmamış olması,

-Borçlanabileceği sürede çocuğunun yaşamış olması gerekmektedir.

8-Doğumdan Sonra Prim Yatırılan Süreler Borçlanma Talebinde Dikkate Alınır mı?

– Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların doğum yaptığı tarihten sonra  adına primi ödenmiş süreler var ise bunlar borçlanma hesabında dikkate alınmamakta ve  prim ödenmiş süreler iki yıllık süreden düşülerek kalan süreler borçlandırılmaktadır.

9-Doğum Borçlanması Yapılacak Sürede Vefat Eden Çocuklar İçin Doğum Borçlanması Yapılır mı?

Kadın sigortalıların doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar geçen süreler borçlanılabilmektedir.

10-Doğumdan Sonraki 2 yıl İçerisinde Bir çocuk Daha Doğuran Kadın Sigortalı Ne Kadarlık Süre Borçlanabilir?

İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süre borçlanılabilir.

2017 Yılında Doğum Borçlanması Talebinde Bulunacaklar Ne Kadar Öder?

Doğum borçlanması yapacak kişiler prime esas kazanç alt ve üst sınırı arasında bir tutar belirleyerek borçlanma yapabilirler. 2017 yılında yapılacak doğum borçlanmaları için bir günlük borçlanma tutarı en düşük 18.96 TL, en yüksek 142.20 TL. Dolayısıyla, en düşükten toplam 720 gün borçlanma yapmak isteyen bir kadın sigortalı 13 bin 651 TL borçlanma yapmalıdır.

Kaynak : SGK Rehberi

SGK da Yönetmelik Değişikliği Her Şey Sil Baştan

Ülkemizde yaşayan tüm bireylere sosyal güvence sunan SGK, emeklilikle ilgili yaşanan beş önemli sonunu Yönetmelikle çözüme kavuşturdu. Bu yazıda, 5 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği değişikliklerini sizlere sunmak istiyoruz.

  • İlk değişiklik, emeklilik aşamasında ortaya çıkan prim borcuna yönelik mağduriyetleri giderme alanında yapıldı. Daha önce prim borcu çıkınca borcun ödenmesi gerektiği gibi emekli aylığı borcun ödendiği ayı takip eden aybaşından başlatılıyordu. Bu da maaş kaybına neden olmaktaydı. Hatta bazen emeklilik hakkının yitirilmesi bile söz konusuydu. Artık emeklilik müracaatı itibariyle prim borcu olmamakla birlikte, emeklilik müracaatı öncesine ait süreler için asgari ücretin iki katı tutarına kadar prim borcu olduğu aylık bağlama işlemleri sırasında tespit edilenlerin aylık başlangıç tarihlerinde değişiklik yapılmaksızın aylıkları bağlanacak. Örneğin emeklilik müracaatı yapan Ali Bey’in müracaat tarihinde borcu bulunmamakla birlikte vergi kaydının değişikliğine bağlı daha sonra 1.000 TL prim borcu oluşmuşsa bu borç emekli maaşından kesilip bir kayıp yaşamayacak.
  • İkinci düzenleme sigortalı çalışması nedeniyle maaşı kesilmesi gerektiği halde kesilmeyenlerin mağduriyetini gidermiştir. Düzenlemeye göre; malullük, yaşlılık, ölüm aylığı veya ölüm geliri almakta iken, gelir veya aylıkları sigortalı olması nedeniyle kesilmesi gerektiği daha sonra tespit edilenler hakkında yersiz ödenen aylıkların tespitinde sadece sigortalılık süreleri esas alınacak. Sigortalılığı sona ermiş olanların malullük veya yaşlılık aylıkları, sigortalılığın sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek, bu tarihi takip eden ödeme dönemi itibarıyla yeniden bağlanacak.
  • Üçüncü önemli değişiklik ölüm aylığında hak sahiplerinin sorununu çözmüştür. Daha önceki uygulamaya göre, bir kimsenin hak sahibi olup olmadığının tespitinde ölümün gerçekleştiği tarihteki yasaya bakılmaktaydı. Yapılan değişiklikle hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde, hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulanacak. Daha önce bu köşede BağKur yetim kızlarla ilgili yapılan düzenlemeyi açıklamıştık. Aynı oldu anne-baba için de geçerli olacak.
  • Dördüncü değişiklik iş kazası veya meslek hastalığı sonucu yüzde 50’nin altında engelli olup 1.10.2008 öncesi ölen sigortalıların aile bireylerine gelir bağlanmasıyla ilgili. Bu değişiklik sonrası yüzde 50 altında engelliliği bulunup gelir almakta iken 1.10.2008 öncesi ölen sigortalıların eş-çocuk-anne-babasına ölüm geliri ödenebilecek.
  • Beşinci ve belki de en önemli değişiklik borçlanma hakkıyla ilgili. Daha önce emekli maaşı bağlanan ancak hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen başkasının hizmetleriyle kendi hizmeti karıştığı sonradan tespit edilen ve bu hizmetler çıkarılınca emeklilik hakkı kaybolup borç çıkarılanlar için bu sorun yaşanmayacak. Çünkü eksik kalan süreler borçlanmayla tamamlanacak. Sigortalıya duruma göre borç çıkarılmamış olacak. Gerçekten de bu uygulama hatası bulunmamasına rağmen hizmet karışması nedeniyle ilerleyen dönemlerde maaşı kesilmesi gereken emeklileri rahatlatacak.

Murat Özdamar-Yeni Akit Gazetesi

Tarım Sigortalılığı ve Emeklilik Şartları Çizelgesi

 

2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu 01.01.984 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine bir çok kişi bu Sigortalılık türünü ödeme kolaylığı ve 30 gün olan bir aylık sürede 15 gün prim veriyor olmasına karşın emeklilik şartlarının diğer Sigortalılık türlerine göre daha kolay olması nedeniyle seçerek çok zaman geçmeden tarımda çalıştığını gösterir dilekçe ile Kuruma başvuru yaparak Tarım Sigortalısı oldu.  Emeklilik şartlarının ne kadar uygun olduğu aşağıdaki çizelgede gösterilmiş olup, görüleceği üzere 09.09.1986 öncesi ilk defa Sigortalı olan kişide, Erkek için 44, Bayan için 40 yaşını doldurmaları halinde emekli olabildikleri için bir fırsat olarak görülmektedir.

01.01.1984 yılında 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu Yürürlüğe girmesinden sonra 30.09.2008 tarihine kadar ilk ve tekrar Tarım Sigortalısı olmak üzere başvuru yapanların Sigortalılıkları başlatıldı ancak 01.10.2008  tarihi itibariyle başvuru yapanların dilekçeleri 5754 sayılı Kanunun 64 ve 76 ncı maddeleriyle yapılan düzenlemelerle bazı maddelerin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle  kabul edilmeyerek son bulmuştur. Son olarak 01.03.2011 tarihinde Yürürlüğe giren 6111 Sayılı Kanunla 2925 sayılı Kanuna göre 01.05.2008-30.09.2008  tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar ve  2925 sayılı Kanuna göre sigortalılığı aynı tarihler  arasında yeniden başlatılanların Tarım Sigortalılığı sona ererek  bu tarihten sonra Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalı sayıldılar.

Devamını Oku

SGK’dan Malülzedelere Güzel Haber

           Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) malulen emeklilik konusunda önemli bir düzenlemeye hayata geçirdi. Buna göre,05/12/2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” ile getirilen düzenleme öncesinde SGK Sağlık Kurulunca malul sayılmalarına rağmen, aylık bağlanmasına ilişkin sigortalılık süresi ve/veya prim ödeme gün sayısı şartını sağlamamaları nedeniyle aylık bağlanamayan kamu görevlileri, bu şartları sağlayıp aylık bağlanması için başvurduklarında, daha önce yapılan maluliyet değerlendirmesi dikkate alınmıyor ve tekrar maluliyet değerlenmesi yapılıyor idi.

Bu kapsamda malul sayılan bir Kamu görevlisi aylık bağlanamadığı için, hizmet akdine tabi veya bağımsız çalışarak prim ve süre koşulunu tamamladığında bu kez de son sigortalılık statüsü 4/a veya 4/b kapsamında olduğundan, maluliyet değerlendirmesi 5510 sayılı Kanunda 4/a ve 4/b’liler için öngörülen şekilde yapılıyordu. 5434 sayılı Kanunda meslekte kazanma gücü kaybı kriteri esas alınırken 5510 sayılı Kanunda çalışma gücü kaybı esas alındığından, kriter farklılığı nedeniyle daha önceki değerlendirmede malul sayılan bir sigortalı, yeniden yapılan değerlendirmede malul sayılmayabiliyordu.

SGK; Yönetmelik değişikliğine giderek daha önce haklarında maluliyet kararı verilen kamu görevlilerinin mağduriyetine son vererek, aylık bağlanması için gerekli prim ve süre şartını sonradan tamamlayanlara, yeniden maluliyet değerlendirmesi yapmaksızın önceki değerlendirme esas alınarak, son sigortalılık statüsünde aylık bağlanmasını sağladı.

Kaynak : SGK Rehberi

Emeklilikte Son Yedi Yıl Önemli

Emeklilik, çalışanların statülerine göre, yani SSK’lı (4-a), Bağ-Kur’lu (4-b) veya devlet memuru (4-c) olmalarına göre farklılık gösterir. Her bir statü içerisinde bulunanların belirli koşulları yerine getirmesi beklenir. Kadın çalışanla erkek çalışan arasında da emeklilik koşullarının tamamlanması bakımından farklılıklar vardır. Bugünkü yazımızda sigortalı, yani 4-a’lı çalışanlar bakımından emeklilik koşullarını inceleyeceğiz.

Emeklilik için 3 şart

Genel olarak bir veya birden fazla işverene bağlı olarak hizmet sözleşmesiyle çalışanlar için 4-a, yani eski adıyla SSK koşulları geçerlidir. Bu sigortalılar için emeklilikte üç koşulun bir arada yerine getirilmesi şarttır.

Hem emeklilik için gerekli yaşı tamamlayacaksınız, hem prim ödemeniz dolmuş olacak hem de başlangıçta erkek ve kadın için farklı olan sigortalılık süreniz tamamlanacak. İşte bu üç koşul tamamlanınca emekli aylığına hak kazanırsınız.

SSK’lılar için emekli olma şartlarını sigorta başlangıç tarihi belirliyor. Sigortaya giriş tarihinize göre emeklilik yaşınız ve ne kadar prim ödeyeceğiniz ortaya çıkıyor.

Sigortalıların emeklilik koşullarında zaman içerisinde yapılan yasal değişiklikler ise farklı emeklilik tarihlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor.

8 Eylül 1999 ve 30 Nisan 2008 kritik tarihler

1999 yılında emeklilik şartları yeniden düzenlendi ve ilk kez 8 Eylül 1999’dan sonra sigortalı olanlar için emeklilik yaşı kadınlarda 58, erkeklerde 60 olarak belirlendi. Daha sonra sosyal güvenlik reformu kapsamında yeniden bir düzenleme yapıldı ve bu sefer 30 Nisan 2008’den sonra ilk kez sigortalı olanlar için, kademeli bir geçiş ile emeklilik yaşı 2036 yılından sonra her yıl bir yaş artırılarak erkeklerde 2044 ve sonrasında kadınlarda ise 2048 ve sonrasında 65’e çıkarıldı. Bunun yanında, emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayısı da artırıldı. Yani, emekli olabilmek için yaş ve prim ödeme gün sayısı şartı zaman içerisinde yükselmiş oldu.

Bu tarihlerden önce ve sonra sigortalılık girişi olanlar için emeklilik koşulları ciddi bir şekilde değiştiriyor. Örneğin, 9 Eylül 1999’da ilk kez sigortalı olan bir kişi emekli olabilmek için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün prim ödemek zorunda. Buna karşılık, 7 Eylül 1999’da ilk kez sigortalı olan kişi, kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurduğunda ve 5975 gün prim ödediğinde emekli olabiliyor. Bu nedenle de sosyal güvenlikte bir günün bile çok önemi vardır. Bazı durumlarda bir gün erken sigortalılık 2 yıl erken emeklilik anlamına gelebilir.

18 yaş öncesi sigortalı olmak avantajlı mı?

Sigortaya başlangıç yaşı tüm sigortalılar bakımından önemlidir. 18 yaş öncesi çalışmaların emekliliği nasıl etkilediği hep tartışılmıştır. Konu çalışanlar bakımından iyi bilinmediği için emeklilik tarihi hesaplamalarında yanlışlıklar yapılmaktadır. Bu bakımdan, 1 Nisan 1981 tarihi önemlidir. Bu tarihten itibaren, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul ediliyor. Ancak bu tarihten önceki süreler için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil ediliyor. Daha açık bir anlatımla, sadece 18 yaşından önce ödenen primler işinize yarıyor ve bunlar toplam prim gününüze ekleniyor. Sigortalılık süreniz ise her halükarda 18 yaşında başlıyor. Ancak emeklilikte kademeli geçiş sonrası yaş şartı yükseldiği için sigortalılık süresinin 18 yaşından sonra başlaması problem olmaktan çıktı. Yalnızca malullük ve ölüm aylığında bu sorun yaşanabiliyor.

Emeklilikte son 7 yıla özellikle dikkat edin

Emeklilikte, aylığı bağlayıp ödeyecek kurumun belirlenmesinde, sigortalıların emeklilik tarihinden geriye doğru prim veya kesenek ödenerek geçen son 7 yıllık fiili hizmet (360 x 7 = 2520 gün) süresi esas alınıyor. Bu kural sadece SSK’lı çalışanları değil, tüm çalışanları ilgilendiriyor.

Sigortalının son 7 yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla hangi statüde hizmeti varsa, yani sigortalının son 7 yıllık fiili hizmet süresinin yarısından bir gün fazlası olan 1261 prim ödeme günü hangi statüde geçmişse, o statü şartlarıyla emekli olunuyor. Son 7 yıl hizmet süresi eşitse en son tabi olunan statüye göre emeklilik aylığı bağlanıyor. Örneğin, sigortalının hem SSK, hem Bağ-Kur prim ödemesi varsa, son 7 yıllık fiili prim ödeme süresi içinde en fazla SSK statüsünden prim ödemişse SSK’dan, en fazla Bağ-Kur statüsünden prim ödemesi varsa Bağ-Kur’dan emekli aylığı bağlanıyor. Primler eşitse son sigortalılığı hangi statüde ise o statüden emekli aylığı bağlanıyor. Son 7 yıl, sigortalılık süresi veya yaş şartının yerine getirildiği tarihten geriye doğru 7 yıl değil, son prim ödeme tarihinden geriye doğru prim ödenen 7 yıllık süreyi ifade ediyor.

Diğer deyişle, toplam prim gün sayısının son 2520 günü. Bu konu çalışanlarca bilinmediği için, emeklilik döneminde kötü sürprizlerle karşılaşanlar olabiliyor.

1 Ekim 2008 sonrası farklı

Hemen ifade etmekte fayda var, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra, yani yeni sosyal güvenlik uygulamalarının başladığı tarihten sonra bu kuralda değişiklik oldu. Buna göre, 1 Ekim 2008 sonrasında ilk kez sigortalı olanlar için son yedi yıl sigorta primleri değil, çalışma hayatının tümünde ödenen sigorta primlerine bakılarak en fazla hangi statüye göre prim ödenmiş ise o statüye göre emeklilik şartları belirleniyor.

Cem Kılıç/Milliyet